Hayır hayır başlığa inanmayın, bugün geldiğimden beri geçirdiğim ilk yağmursuz gündü japonya’da:) Ve cook da güzel bir gündü. Başlarken de küçük bir sürprizle başladım. Bugün buraya geldiğimden beri duş almadığımdan (kartlı sistemi beceremedim ama nihayet öğrendim) duş aldım, ve ilk satın aldığım şampuanı heyecanla açıp kafama döktüm, çünkü artık saçlarım eşşek kılına dönüşmüştü, afedersiniz ama. Neyse şampuanı döktüm, baktım köpürmüyo , bu ne biçim şampuan derken, anladım ki bu şampuan değil kremmiş. Evet, kutu üzerinde hep kanji olduğundan ve okuyamadığımdan şampuan yerine krem almışım. Ben de daha fazla kokuşmamak için, Türkiyeden getirdiğim kükürtli sabunla bi güzel yıkandım. Ohh mis. Tam o sırada elektrikler kesildi. Yuh dedim, jenerator vardı hani. Kapıyı açıp çıktım duştan , o sırada tekrar ışıklar yandı. Anladım durumu tabi hemen, ee Japon işi. Herseyden tasarruf yapılıyo. Hele çöp atmak cidden işkence. Çünkü çöpün türüne göre çöp kutuları var, pet şişeler ayrı, teneke kutular ayrı vs. Mesela ben bugün yediğim şeyin kağıdını hangisine atıcağıma karar veremedim, yakılacak çöpler için olana attım. Banane ya.. (daha fazla…)