Şeyda Japonya'da

Devam edelim..

Merhabaaaaa,

Bahar tatiline kadarki kısmı anlatmaya devam ediyorum.

Sınavlar, dersler, quizler, ödevler ve de sunumlarla dolu bir dönem geçirdim. Çok fazla şeyle uğraştık ama dediğim gibi bence zor değildi. Yoğundu, sürekli koşturmaca içindeydim ama zor değildi. Ben Boğaziçi’nde girdiğim Japonca sınavları ile burdakileri kıyaslıyorum da , burdakiler cidden çok kolay kalıyorlar. İstanbul’da Mariko Sensei (Boğaziçi Üniversitesi Japonca Hocası) ‘in yaptığı sınavlar 6-7 sayfa olurdu ve de 3 saatte kan-ter içinde zar zor yetiştirirdik. Okuma- yazma ne ararsanız olurdu içinde. Kanjiler zor olurdu, okunuşları olmazdı. Çoktan seçmeli soru olmazdı. Ama burda olduğum sınavlarda, özellikle gramer sınavlarında hiç zorlanmadım. Zaten en yüksek notları da ben ve Peru’lu arkadaşım aldık. Bilemiyorum , belki exchange öğrencisiyiz diye fazla zorlamak istemiyorlardır bizi.

Dönem boyunca sınıfta yaptığımız şeyler içinde en keyifli olanlar bence sunumlardı. Genelde ülkenizle ilgili konular seçmeniz isteniyor. Ülkenizin sorunları nelerdir? Japonya ile farklılıkları nelerdir? Arkadaşlarım tarihe olan sevgimi bilirler. Ben genelde tarihi konuları seçtim. Osmanlı minyatürleri ile ukiyo-e kıyaslaması , hamam ve onzen kıyaslaması vs. Genelde de en fazla soru bana soruldu hep. Her sunumu ciddiye aldım ve kimsenin yapmadığı kadar hazırlık yaptım sanırım. Resimler, posterler vs. İlgi çekiyor haliyle.

Sunum yaptığım yer sadece kendi sınıfım değil. Civardaki ortaokul ve ilkokullara da gidip sunum yaptım. 1 buçuk saat kadar süren ve ülkemizi anlattığımız sunumlar bunlar. Japon çocuklar en çok van kedisi ve Nasreddin Hoca ile ilgileniyorlar her seferinde. İşin en güzel yanı da şu ; sunum yaptığım okuldaki öğrenciler bana mektup yazmışlar. Çoooook sevindim. Hadi bi itiraf: bazılarını okumakta zorlandım. Bilmediğim kanjiler var ya…. İkinci güzel şey ise şu: Japon okullarına gidip gözlem yapma fırsatı bulmuş oldum. Gözlemlerimi sizinle paylaşacağım tabi.

Okula girerken ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. Girişte dolaplar var , oraya ayakkabılarınızı bırakıp yerine terlik giyiyorsunuz. Okulların içi tertemiz. Çocuklar gayet sakin ve de kibarlar. Son gittiğim ilkokuldaki afacanları saymıyorum. Çok küçüktüler gerçi, o kadarı normal:) Biz gitmeden gerekli bütün hazırlıklar yapılmış oluyor. Sınıfın oturuş şekli, hatta sorulucak sorular bile hazırlanmış oluyor. Çocuklar hiç gürültü yapmadan dinliyorlar. Bizdeki gibi öğretmene karşı bir saygı durumu söz konusu. İlk sunum yaptığım okuldan ayrılırken, çocukların yerleri sildiğini gördüm. Sonra öğrendim ki, Japonya’da “hademe” olayı yokmuş. Okulu çocuklar temizliyormuş. Hatta Türkçe bölümündeki Japon Hocalardan biri kendisinin ilkokul öğrencisiyken tuvalet bile temizlediğini söyledi. Ama şimdi bazı Japon aileler bu duruma tepki gösteriyorlarmış. Okullar ise bunun gerekli olduğunu savunuyorlarmış. Bana sorarsanız , bi yere kadar çocuklara temizlik vs. yaptırılabilir, abartmadan.
Şimdi çocukların yazdığı mektuplardan birinin fotoğrafını ekliyorum .

CIMG3243

Şubat ayının 11. günü Japan Foundation Day idi. Biz de Japonya’da bulunan mezun ve öğrenci Boğaziçililer olarak toplanıp, Harajuku’ya yapılan gösterileri izlemeye gittik. Çok soğuk bir gündü gerçekten. Kutlamalar bizdeki 29 Ekim , 23 Nisan gibi, öğrencilerin çeşitli kıyafetlerde yollarda dans, bando olayına girdikleri türden. Bi de ortalıkta pantolonsuz Japonlar vardı. Soğuğa rağmen iyi dayanıyorlardı gerçekten. İlginç bir şey: kami-sama nın taşındığı arabalar geçiyor , bütün Japonlar Kami-sama’yı taşımaya çalışıyorlar vs. Büyük davullar , uzun bir konvoy… Kutalamalar bitince Meiji Jingu Tapınağı’nı da ziyaret ettik, ve soğuk ve de yorucu bir günü daha bitirmiş olduk. O güne ait bir fotoğrafı da ekliyorum. CIMG2935

BEN JAPONYA’DA CANLI YAYIN RADYO PROGRAMINA KATILDIM. Evet evet. Burda yaptığım en eğlenceli şeylerden biriydi. Üniversteye yakın bir istasyon olan Musashi Sakai’de exchange öğrencileri için bir kurum var. Japonya’da homestay yapabileceğimiz aileler buluyorlar, çeşitli etkinlikler düzenliyorlar vs. Güzel , eğlenceli bir yer. Ben de üyelerinden biriyim. Hatta bir de Japon ailem var, biliyorsunuz. Neyse bana bu kurumdan radyo programına çıkmam için teklif geldi , ben de kabul ettim. Sevgili anneciğim Watanabe san , beni tuttu elimden, radyoya götürdü. Benim de o gün bütün neşem keyfim yerinde, içimden zıplamak falan geliyor böyle, nedense duramıyorum. Neyse radyoya gittik. Yayın akışını falan verdiler elime, bi göz at dediler. Yarım saatlik bir programdı zaten. türkçe şarkı dinletmek istiyorlarmış , sen seç dediler. Ben de Sertab Erener’den ” Sen yeter ki sev” adlı şarkıyı seçtim. Programda 4 kişiydik: ben, Vietnamlı bir arkadaş, bir de 2 tane Japon sunucu. Neyse program başladı, canlı yayın offf, düşünün. Başta heyecanlandım sonra aman ya dedim , banane, ne heyecanlanıcam. Sorular falan sordular bana, ne yalan söyliyim, gayet lakayıt cevaplar verdim. Rahatlığın dibine vurdum. Japonların pek alışık olmadığı bir durum. Ama kahkahalar havada uçuştu. Programdan sonra tebrikler falan. Tam olarak istedikleri buymuş aslında. OOoo dedim, eyvallah, siz söyleyin ben gelir şımarıklık yaparım canlı yayında. Bir sürü de fotografımı çektiler. Çıkarken dedim, bi dahaki gelişimde fotografımı duvarda asılı görmek isterim diye. Neyse, canlı yayının ses kaydının bir örneğini de hazırlayıp bana hediye ettiler. Vietnemlı kız avcunu yaladı, heheh. İşte o güne ait fotoğraf..

CIMG3047

Daha neler yaptım.. Ya işte sürekli birileriyle bi araya gelip yemek falan yemeler, Shinjuku-Shibuya gezmeleri oluyor ama ilgi çekici bi şey yok. Tipik arkadaş toplantıları.

Aaaaaa, en önemli şeyi yazmayı unutuyordum. Salsa yapmaya başladım bennnnn. Çok güzel bişi ya. Herkese tavsiye ederim. Her salı günü, akşam, yurtta, birkaç exchange öğrencisi bir kaç tane de Japon toplanıyoruz. İtalyan ve Fransız 2 tane exchange öğrencisi arkadaşımız bize salsa öğretiyorlar. 1 buçuk 2 saat süren bu dans derslerine bayılıyorum. Hem bir sürü insanla tanışmış oldum, hem de Salı günlerimi boş geçirmiyor oldum. Sonra ben bu salsa olayını biraz daha araştırdım. Ayda bir kaç kere , Tokyo’nun bazı yerlerinde bi araya gelip salsa yapan bir grup buldum ve onlara da katıldım. Öğrenci olmayan, yaşı daha büyük Japon kesimden insanlar tanımış oldum. Hem dans ediyor hem de sohbet ediyoruz. Yani yine Japonlardan kopmamış oluyorum. Bu güzel.

Japon kültürüne ait şeyler yapmıyor muyum peki? Tabi ki yapıyorum. Kaligrafi dersleri var her cuma günü, oraya da gidiyorum. Kaligrafi hocamız çok tatlı, tonton bir Japon Bey. Çok da bilgili. Anlattıkları, gösterdikleri beni mest ediyor. Kaligrafi sayesinde kanji bilgim de artmış oluyor. Bi de adet oldu artık , her hafta kaligrafi dersinde Türkiye ile ilgili kompozisyon yazıp, okuyorum. Bi keresinde bizden istenen şeyi yanlış anlayıp, kazara bi kompozisyon yazdım. Sonra adet haline geldi. Şimdi her hafta soruyolar, bu hafta ne yazıcaksın diye. Sonra saolsun Kaligrafi hocamız kompozisyonumu tekrar okuyup, hatalarımı düzeltiyor. Bu hafta Kaligrafi Hocamız ve dersten 2 arkadaşımla Chofu’da bir tapınaktaki festivale gittik. Sonra da Astronomik Gözlem evi’ne ve 100 yıllık eski bir japon evine gittik. O güne ait fotografları da ekleyip, bugünkü yazımı bitiryorum.

Herkese sevgiler..

CIMG3182

CIMG3095

CIMG3155


Devam edelim.. İÇİN YAPILAN YORUMLAR

7 yorum for “Devam edelim..”

  1. Merhaba

    Su an japonyada degisim ögrencisi olarak kaliyorsunuz..Okudugunuz bölüm tam olarak nedir ve mezuniyet sonrasi egitiminize uygun is olanaklari nelerdir ? japnya da kalip yasamak istermisiniz?

    Yazilarinizdan da anlasiliyorki doya doya bir yasam sürüyorsunuz,kelimenin tam anlamiyla tadini cikariyorsunuz.Paylasimlariniz icin tesekür eder devamini dilerim ve ayrica ülkemizi basariyla temsil etiginiz icin ayrica tesekürederim.

    Gönderen Ercan | Mart 6, 2010, 6:53 pm
  2. Bölümüm Yönetim Bilişim Sistemleri. Haliyle çalışma alanım oldukça geniş. İş olanakları da cok fazla. benim tercihim muhtemelen bir japon firmasında satış-pazarlama departmanı olucak. Bakalım, tabi bu benim istediğim şey.

    Gönderen Şeyda | Mart 7, 2010, 4:20 am
  3. merhaba

    ercan ‘Su an japonyada degisim ögrencisi olarak kaliyorsunuz’ demis ne kadar süre orada kalıcaksınız ve bende üniversitede japonyaya gitmek istiyorum bunun için ne yapmalıyım

    Gönderen erdem | Mart 7, 2010, 5:01 pm
  4. 2010 yılı Temmuz ayı sonuna kadar kalacağım. Burda 4 yıl boyunca üniversite okumak için ne yapmanız gerektiğini bilmiyorum. Ben sadece exchange ile ilgili neler yapabileceğinize yardımcı olabilirim.

    Sevgiler.

    Gönderen Şeyda | Mart 14, 2010, 12:29 pm
  5. peki exchange için sınava mı girmek gerekiyor ve sadece son sene mi exchange olabiliyorsunuz ? cevabınız için teşekkür ederim

    Gönderen erdem | Mart 14, 2010, 1:55 pm
  6. 1. sınıftan sonra istediğin bir sene veya dönem exchange yapabiliyorsun. Exchange için sınava girilmiyor. Not ortalaman ve girdiğin mulakatlar gözönüne alınıyor. Gerçi bizi Boğaziçinde sınava da aldılar ama normalde sınav şart değil.
    Sevgiler.

    Gönderen Şeyda | Mart 14, 2010, 2:26 pm
  7. o Evet, muhtemelen bu yuzden

    Gönderen online | Nisan 6, 2010, 4:55 pm

Yorum Yaz!

Künye

Devam edelim..
Mart 6, 2010
7 Yorum, Yorum Yaz!

Etiket Bulutu

Japonika Logo
Türk Japon Gönüllüleri Logo
トルコ